Koleksiyon

Sahâbeden

Sahâbeden hakkında kaynaklı içerikler.

  1. Söz

    “Kim Allah’ı sevip sevmediğini anlamak istiyorsa, kendini Kur’an’a göre yoklasın. Eğer Kur’an’ı seviyorsa, Allah’ı da seviyordur. Çünkü Kur’an, Allah’ın kelamıdır.”

    es-Sünne li-Abdillâh b. Ahmed · c. 1 s. 148

  2. Söz

    “Mal ne güzeldir; onunla hem onurumu korur hem de Rabbimi razı ederim.”

    et-Tezkiretü’l-Hamdûniyye · c. 8 s. 98

  3. Söz

    “İnsanlara anlayabilecekleri şeyleri anlatın. Allah’ın ve Resûlü’nün yalanlanmasını mı istiyorsunuz?”

    Sahîhu’l-Buhârî · c. 1 s. 37

  4. Söz

    “Nimet şükre bağlıdır, şükür de artışa vesiledir. Bu ikisi birbirinden ayrılmaz. Kuldan şükür kesilmedikçe Allah’tan gelen arttırma da kesilmez.”

    Şuabü’l-îmân · c. 6 s. 296

  5. Söz

    “Sizin hakkınızda en çok iki şeyden korkuyorum: Hevaya uymak ve uzun emel. Hevaya uymak insanı haktan alıkoyar; uzun emel ise ahireti unutturur.”

    Kasru’l-emel li-İbn Ebi’d-Dünyâ · s. 50

  6. Söz

    “Asıl meydan, insanın kendi nefsidir. Eğer ona galip gelirseniz, başkalarına karşı daha kolay üstün gelirsiniz. Nefsinize yenilirseniz, başkalarına karşı daha da aciz kalırsınız.…”

    Miftâhu’l-efkâr li’t-teehhüb li-dâri’l-karâr · c. 1 s. 160

  7. Söz

    “Heva körlüktür.”

    Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 32

  8. Söz

    “Ey insanlar! Siz şu ayeti okuyor, fakat onu yanlış yerde kullanıyorsunuz: ''Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olursanız, sapanlar size zarar vermez.'' Maide/…”

    Sünen-i Ebû Dâvûd · c. 4 s. 122

  9. Söz

    “Ebû Bekir radıyallahu anhı dilini tutmuş halde şöyle derken gördüm: Beni tehlikeli yerlere sürükleyen işte budur.”

    ez-Zühd li-Ahmed b. Hanbel · s. 90

  10. Söz

    “Cömertliği takvada, zenginliği yakin sahibi olmakta, şerefi ise tevazuda bulduk.”

    İhyâ’ü ulûmi’d-dîn · c. 3 s. 343

  11. Söz

    “Sizden öncekileri dinar ve dirhem helak etti; sizi de onlar helak edecektir.”

    ez-Zühd li-Hennâd b. es-Serî · c. 2 s. 359

  12. Söz

    “Helak, kulun bir günah işleyip ardından hiçbir hayır işlememesidir.”

    İhyâ’ü ulûmi’d-dîn · c. 2 s. 319

  13. Söz

    “Nice insanlar vardır ki elbiselerini bembeyaz tutar ama dinlerini kirletirler. Nice insanlar da vardır ki nefislerini aziz tuttuklarını sanırlar, halbuki onu zelil ederler. Geçm…”

    ez-Zühd li-Ebû Dâvûd · s. 127

  14. Söz

    “Ey insanlar! Ben Kureyş’ten biriyim. Fakat vallahi, ister beyaz ister siyah olsun, takva bakımından benden üstün olan birinin yerinde olmayı ne çok isterdim.”

    el-Mutemennîn li-İbn Ebi’d-Dünyâ · s. 37

  15. Söz

    “Kimin niyeti hâlis olursa, Allah onun insanlarla olan işlerinde kendisine yeter.”

    Kûtü’l-kulûb fî muâmeleti’l-mahbûb ve vasfi tarîki’l-mürîd ilâ makâmi’t-tevhîd · c. 2 s. 268

  16. Söz

    “Ahiret işleri dışında her işte teenni, yani acele etmemek hayırdır.”

    ez-Zühd li-Vekî‘ b. el-Cerrâh · s. 523

  17. Söz

    “Hangi hal üzere sabahladığıma aldırmam; ister hoşuma giden bir durum olsun, ister hoşuma gitmeyen bir durum. Çünkü hayrın sevdiğim şeyde mi, sevmediğim şeyde mi olduğunu bilemem.”

    ez-Zühd ve’r-reḳâ’iḳ li-İbnü’l-Mübârek · s. 143

  18. Söz

    “Göklerin Hâkimi ile karşılaşacakları gün, yeryüzü hâkimlerinin vay haline. Ancak adaleti gözeten, hak ile hükmeden, hevasına, akrabalığına, bir şeye olan rağbetine ya da korkusu…”

    el-Musannef li-İbn Ebî Şeybe · c. 12 s. 507

  19. Söz

    “Fırat kenarında sahipsiz bir koyun ölse, kıyamet günü Allah’ın onun hesabını benden soracağından korkarım.”

    Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 1 s. 53

  20. Söz

    “Ahiret ameline, dünyaya karşı zühd sahibi olmak kadar fayda veren başka bir şeyle ulaşamazsın.”

    ez-Zühd li-Ahmed b. Hanbel · s. 101