Ömer b. Hattâb
Kimin niyeti hâlis olursa, Allah onun insanlarla olan işlerinde kendisine yeter.
Kûtü’l-kulûb fî muâmeleti’l-mahbûb ve vasfi tarîki’l-mürîd ilâ makâmi’t-tevhîd · c. 2 s. 268
Hikmet Ehli · Arşiv
24 sonuç
Kimin niyeti hâlis olursa, Allah onun insanlarla olan işlerinde kendisine yeter.
Kûtü’l-kulûb fî muâmeleti’l-mahbûb ve vasfi tarîki’l-mürîd ilâ makâmi’t-tevhîd · c. 2 s. 268
Kişiye yalan olarak, her duyduğunu anlatması yeter.
el-Musannef li-İbn Ebî Şeybe · c. 14 s. 218
Ahiret işleri dışında her işte teenni, yani acele etmemek hayırdır.
ez-Zühd li-Vekî‘ b. el-Cerrâh · s. 523
Hiçbiriniz rızık aramayı bırakıp 'Allah'ım beni rızıklandır' diyerek oturmasın. Bilirsiniz ki gökyüzü ne altın yağdırır ne de gümüş.
Teẕkiretü ûli’n-nühâ ve’l-irfân bi-eyyâmi’llâhi’l-vâḥidi’d-deyyân ve ẕikri ḥavâdisi’z-zamân · c. 5 s. 137
Hangi hal üzere sabahladığıma aldırmam; ister hoşuma giden bir durum olsun, ister hoşuma gitmeyen bir durum. Çünkü hayrın sevdiğim şeyde mi, sevmediğim şeyde mi olduğunu bilemem.
ez-Zühd ve’r-reḳâ’iḳ li-İbnü’l-Mübârek · s. 143
Sırrını saklayan kimsenin dizginleri kendi elindedir. Kendisini şüphe uyandıracak durumlara düşüren kimse ise, kendisine suizanda bulunanı kınamasın.
Târîhu Dımaşk li-İbn Asâkir · c. 44 s. 359
Göklerin Hâkimi ile karşılaşacakları gün, yeryüzü hâkimlerinin vay haline. Ancak adaleti gözeten, hak ile hükmeden, hevasına, akrabalığına, bir şeye olan rağbetine ya da korkusu…
el-Musannef li-İbn Ebî Şeybe · c. 12 s. 507
Sadık dostlar edinmeye bak ve onların arasında yaşa. Çünkü onlar bollukta süs, darlıkta ise hazırlıktır.
el-İḫvân li-İbn Ebi’d-Dünyâ · s. 84
Fırat kenarında sahipsiz bir koyun ölse, kıyamet günü Allah’ın onun hesabını benden soracağından korkarım.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 1 s. 53
Mümini asla yalancı bulamazsın.
Zemmü’l-kizb min es-Samt ve âdâbi’l-lisân · s. 23
Ahiret ameline, dünyaya karşı zühd sahibi olmak kadar fayda veren başka bir şeyle ulaşamazsın.
ez-Zühd li-Ahmed b. Hanbel · s. 101
Bütün hayır 'Rıza'dadır. Eğer razı olabiliyorsan ol, olamıyorsan sabret.
Uṣûlü’d-da‘ve ve ṭuruḳuhâ 3: Câmi‘atü’l-Medîne · s. 37
Bu nedir ey Câbir? Câbir dedi ki: Canım çekti, ben de satın aldım. Bunun üzerine Ömer radıyallahu anh şöyle buyurdu: Canın her çektiğinde onu satın mı alırsın? Dünyadaki hayatın…
et-Tefsîrü’l-vasîṭ li’l-Vâḥidî · c. 4 s. 112
Nasuh tövbesi; kulun bir günah işleyip sonra ona tövbe etmesi ve bir daha asla o günaha dönmemesidir.
Tefsîru’t-Taberî: Câmi‘u’l-beyân · c. 23 s. 107
Allah’ı zikretmeye devam edin; çünkü zikir şifadır. İnsanları çekiştirip durmaktan sakının; çünkü bu bir hastalıktır.
es-Samt ve âdâbü’l-lisân · s. 133
Kişinin aslı aklı, şerefi dini, mürüvveti (insanlığı) ise ahlakıdır.
el-Baṣîra fi’d-da‘ve ile’llâh · s. 84
Biz hayatımızın en hayırlı anlarını sabırla elde ettik.
ez-Zühd li-Vekî‘ b. el-Cerrâh · s. 449
Tövbe edenlerle beraber oturun, zira onların kalpleri daha ince ve duyarlıdır.
el-Musannef li-İbn Ebî Şeybe · c. 19 s. 310
Aciz kişi, kendi nefsini idare etmekten aciz olandır.
Safṭü’l-milḥ ve zūḥu’t-taraḥ
Sevgin bir tutku (aşırılık), nefretin de bir yıkım olmasın.
el-Câmi‘ li-Ma‘mer b. Râşid · c. 11 s. 181