İbn Kayyim
Günahın takdir edilmesi olmasaydı, Âdemoğlu kendini beğenmişlikten helak olurdu.
el-Fevâid · s. 94
Hikmet Ehli · Arşiv
123 sonuç
Günahın takdir edilmesi olmasaydı, Âdemoğlu kendini beğenmişlikten helak olurdu.
el-Fevâid · s. 94
Zaferin mumu ancak kırılmışlığın şamdanına iner.
el-Fevâid · s. 94
Kişinin kendisiyle alçaldığı bir günah, kendisiyle O’na karşı böbürlendiği bir itaattan O’na daha sevgilidir.
el-Fevâid · s. 94
Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır; senden bir taneyi ödünç istedi, sen onu esirgedin! Yedi denizi yarattı; senden bir damla gözyaşı diledi, fakat gözün kurudu!
el-Fevâid · s. 95
Tuzağın boğucu sonunu hatırlayan için yem tanesinden vazgeçmek kolaylaşır.
el-Fevâid · s. 95
Heva içkisi tatlıdır, ama insanın boğazına kaçar.
el-Fevâid · s. 95
Kaderin hükmü mutlaka işler; öyleyse barışa yönel.
el-Fevâid · s. 95
İbadet edenin Tûbâ ağacının altında dinlenmekten, sevenin ise Yevmü'l-Mezîd'de huzura kavuşmaktan başka durağı yoktur.
el-Fevâid · s. 96
Ey sevgilisine karşı gelerek ve ondan uzaklaşarak ömrünün sermayesini tüketen kişi! Düşmanların arasında sana kendinden daha zararlısı yoktur.
el-Fevâid · s. 96
Sevgi, çölde yolu bulunmayan bir su birikintisidir; bu yüzden ona uğrayan azdır.
el-Fevâid · s. 96
Hayattayken O'nunla meşgul ol; ölümden sonrası için O sana yeter.
el-Fevâid · s. 96
Marifet, ancak Allah'a yakın kılınmış birinin üzerine basabildiği bir yaygı; sevgi ise ancak tutkun bir âşığın coşkuyla dinlediği bir ezgidir.
el-Fevâid · s. 96
Arayışında samimi ol; yardım zaten sana ulaşmıştır.
el-Fevâid · s. 97
Kendisine iyilik edeni seven yoksul ve muhtaç kişiye şaşılmaz; asıl şaşırtıcı olan, iyilik edenin yoksul ve muhtaç kişiyi sevmesidir.
el-Fevâid · s. 98
Yaratılmışların çoğunu helâk eden iki düşmandan sakın: şüpheleri ve süslü sözleriyle Allah yolundan alıkoyan kişi ile dünyasına ve makamına kapılmış kişi.
el-Fevâid · s. 105
Bir malın değeri; alıcısının, onun için ödenen bedelin ve onu duyuranın değerine göre bilinir. Alıcı büyük, bedel kıymetli ve duyuran yüceyse, mal da değerlidir.
el-Fevâid · s. 107
Sevdiklerinin yakınlığını hayal etsen, onlardan uzak oluşuna yas tutardın.
el-Fevâid · s. 112
Atmaca avı görünce alışık olduğu eli unutur.
el-Fevâid · s. 112
Ey sabrın ayakları! Taşı beni; az kaldı.
el-Fevâid · s. 112
Ahiretin hâli kendisine görünür hâle gelen kişiye dünyadan ayrılmak kolaylaşır.
el-Fevâid · s. 112