Hikmet Ehli · Arşiv

Kütüphane araması

27 sonuç

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Aklın başı, olabilecek şeyi gerçekleşmeden önce bilmektir.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 23

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

İnsanın güzel ahlâkın yüce yönlerini sevmesi ve bayağılıklarından hoşlanmaması, aklın ta kendisidir.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 16

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Aklın sayesinde talih elde edilir, gurbet insana yakın gelir ve yoksulluk giderilir. Akıldan üstün bir servet yoktur; kişinin dini, aklı olgunlaşmadıkça olgunlaşmaz.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 16

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıl, doğru yolu izlemeyi bilme ve hatadan kaçınmayı bilme anlamında kullanılan bir addır.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 16

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıl, doğuştan gelen ve işitip öğrenilen olmak üzere iki türdür.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 17

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Bu ikisinden doğuştan gelen akıl toprağa, işitilip öğrenilen akıl ise tohum ve suya benzer.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 17

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı kişi, aklını hikmetle yaşatan şeylere, bedenini azıkla yaşatan şeylerden daha fazla özen göstermelidir.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 18

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Şehirler arasında dolaşmak ve Allah’ın yarattıklarından ibret almak, insan yolculuğunda maldan yoksun kalsa bile aklını artıran şeylerdendir.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 18

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıl, kalplerin ilacı, çaba gösterenlerin bineği ve ahiret tarlasının tohumudur.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 18

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Dünyada tattığı haz kendisine ahiretini unutturan kişide akıl yoktur.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 19

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıl sahipleri arasında en üstün mertebede olan, nefsini en sürekli hesaba çeken ve ona karşı en az gevşek davranandır.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 19

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıl ile heva birbirine düşmandır; insan görüşünü desteklemeli, hevasını ise ertelemelidir.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 19

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı kişinin yakınlığından her durumda iyilik umulur; cahilin yakınlığından ise her durumda kötülükten korkulur.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 19

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı kişiye kaygıya kapılmak yaraşmaz; çünkü kaygı fayda vermez, çoğalması da aklı zedeler.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 20

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı kişi gücü yettiğince kimseyi asla korkutmaz; bir çıkış yolu bulabildiği sürece kendisi de korku içinde kalmaz.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 20

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı kişinin malı, aklı ve önceden yaptığı salih amellerdir.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 20

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı kişi, hastalık başına gelmeden onun kökünü keser ve olay gerçekleşmeden önce tedbir alır.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 20

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı bir düşman, kişi için cahil bir dosttan daha hayırlıdır.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 21

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Akıllı kişi, kendisine sorulmadıkça söze başlamaz; kabul edilme ihtimali yoksa tartışmayı uzatmaz; iyice doğrulamadan cevap vermeye koşmaz.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 21

Selef ve Âlimler · İbn Hibbân

İbn Hibbân

Aklın afetleri kibir, yıkıcı bela ve aşırı refahtır.

Ravḍatü’l-ukalâ ve nüzhetü’l-fuḍalâ · s. 21