Fudayl b. İyâd
İnsanlar arasında tanınmamayı başarabiliyorsan bunu yap. İnsanlar seni övmese de sana zarar vermez; Allah katında övülüyorsan insanların gözünde yerilmiş olman da sana zarar ver…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Hikmet Ehli · Arşiv
19 sonuç
İnsanlar arasında tanınmamayı başarabiliyorsan bunu yap. İnsanlar seni övmese de sana zarar vermez; Allah katında övülüyorsan insanların gözünde yerilmiş olman da sana zarar ver…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
İnsanları vasiyetinin koruyucusu kılma. Sen kendi hayatında vasiyetini zayi etmişken, onların onu zayi etmelerine nasıl kızarsın? Bundan sonra yalnızlık, karanlık ve kurtlarla d…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 87
Allah bir kulu sevdiğinde onun kederini artırır; bir kuldan nefret ettiğinde ise dünyasını ona genişletir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Allah’a karşı gizli hâllerinizde dürüst olun; zira yüceltilen, Allah’ın yücelttiği kişidir. Allah bir kulu sevdiğinde, o kula duyulan sevgiyi kulların kalplerine yerleştirir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Allah’tan korkanı hiçbir şey aldatamaz; Allah’tan başkasından korkana ise hiç kimse yarar sağlayamaz. Abdullah b. Mâlik, “İçinde bulunduğumuz hâlden kurtuluş nedir, ey Ebû Ali?”…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Kişi sağlıklıyken korku umuttan üstündür; ölüm gelip çattığında ise umut korkudan üstün olur. Yani insan sağlıklı olduğu dönemde iyilik etmişse, ölüm anında umudu artar ve Allah…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 89
Kulun Allah’tan duyduğu korku, Allah hakkındaki bilgisi ölçüsündedir; dünyaya yüz çevirişi de ahirete duyduğu arzu ölçüsündedir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 89
Dünya bütün içindekilerle birlikte önüme, helâl ve ahirette hesabı sorulmayacak şekilde serilseydi bile, onu birinizin yanından geçerken elbisesine bulaşmasından sakındığı bir l…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 89
Peygamberler ve sıddîklarla birlikte cenneti istiyorsun; Nûh, İbrâhim ve Muhammed’le—Allah’ın salât ve selâmı üzerlerine olsun—mahşer yerinde aynı duruşta bulunmak istiyorsun. P…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 90–91
Fudayl’e “Tevazu nedir?” diye sordum; o, “Hakka boyun eğip ona uymandır. Hakka dair sözü bir çocuktan işitsen kabul etmen, insanların en cahilinden işitsen de kabul etmendir,” d…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 91
Kur’an’ı taşıyan, İslâm’ın sancağını taşır. Boş konuşanlarla boş konuşmamalı, oyalananlarla oyalanmamalı, gaflete düşenlerle gaflete düşmemelidir. Kur’an’ı taşıyanın insanlara—h…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 92
Kul, sıkıntıyı nimet ve bolluğu musibet saymadıkça, dünya nimetlerini kimin tükettiğine aldırmaz hâle gelmedikçe ve Allah’a ibadetiyle övülmeyi arzulamaz hâle gelmedikçe imanın …
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 94
Dünyaya karşı zühd sahibi olmadıkça iman tadına erişmeniz kalplerinize haram kılınmıştır.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 94
Dikkat et, farkında olmadan gösterişçi olma. Yapmacık davrandın ve hazırlandın; sonunda insanlar seni tanıyıp “Salih bir adam” dediler, sana ikram ettiler, ihtiyaçlarını karşıla…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 94
Mümin az konuşur, çok iş yapar; münafık çok konuşur, az iş yapar. Müminin sözü hikmet, susması düşünme, bakışı ibret, işi iyiliktir. Böyle olduğunda daima ibadet içinde olursun.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 98
Dost, dostluğundaki samimiyetinden dolayı dost diye adlandırılır; refakat eden kişi de yumuşak ve incelikli davranmasından dolayı refakatçi diye adlandırılır. Bu, yalnız yolculu…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 112
Biri sana gelip başka birinden şikâyet ederse ona şöyle de: “Kardeşim, onu affet; affetmek takvâya daha yakındır.” Eğer “Gönlüm affetmeye razı olmuyor; Allah’ın bana emrettiği g…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 112
Allah’ın bir kimseye ilim vermesi, onun bu ilimle amel etmemesi, sonra başkasının bu ilmi ondan duyup onunla amel etmesi ve o kimsenin kıyamet günü bu ilmin yararının başkasına …
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 109
Arzuların kendisini ele geçirdiği kişiden, ilahî başarı ve yardımın kaynakları kesilir.
Zemmü’l-hevâ · s. 24