Seçilmiş sözler
Söz
“İnsanlar arasında tanınmamayı başarabiliyorsan bunu yap. İnsanlar seni övmese de sana zarar vermez; Allah katında övülüyorsan insanların gözünde yerilmiş olman da sana zarar ver…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Söz
“İnsanları vasiyetinin koruyucusu kılma. Sen kendi hayatında vasiyetini zayi etmişken, onların onu zayi etmelerine nasıl kızarsın? Bundan sonra yalnızlık, karanlık ve kurtlarla d…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 87
Söz
“Allah bir kulu sevdiğinde onun kederini artırır; bir kuldan nefret ettiğinde ise dünyasını ona genişletir.”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Söz
“Allah’a karşı gizli hâllerinizde dürüst olun; zira yüceltilen, Allah’ın yücelttiği kişidir. Allah bir kulu sevdiğinde, o kula duyulan sevgiyi kulların kalplerine yerleştirir.”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Söz
“Allah’tan korkanı hiçbir şey aldatamaz; Allah’tan başkasından korkana ise hiç kimse yarar sağlayamaz. Abdullah b. Mâlik, “İçinde bulunduğumuz hâlden kurtuluş nedir, ey Ebû Ali?”…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 88
Söz
“Kişi sağlıklıyken korku umuttan üstündür; ölüm gelip çattığında ise umut korkudan üstün olur. Yani insan sağlıklı olduğu dönemde iyilik etmişse, ölüm anında umudu artar ve Allah…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 89
Söz
“Kulun Allah’tan duyduğu korku, Allah hakkındaki bilgisi ölçüsündedir; dünyaya yüz çevirişi de ahirete duyduğu arzu ölçüsündedir.”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 89
Söz
“Dünya bütün içindekilerle birlikte önüme, helâl ve ahirette hesabı sorulmayacak şekilde serilseydi bile, onu birinizin yanından geçerken elbisesine bulaşmasından sakındığı bir l…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 89
Söz
“Peygamberler ve sıddîklarla birlikte cenneti istiyorsun; Nûh, İbrâhim ve Muhammed’le—Allah’ın salât ve selâmı üzerlerine olsun—mahşer yerinde aynı duruşta bulunmak istiyorsun. P…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 90–91
Söz
“Fudayl’e “Tevazu nedir?” diye sordum; o, “Hakka boyun eğip ona uymandır. Hakka dair sözü bir çocuktan işitsen kabul etmen, insanların en cahilinden işitsen de kabul etmendir,” d…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 91
Söz
“Kur’an’ı taşıyan, İslâm’ın sancağını taşır. Boş konuşanlarla boş konuşmamalı, oyalananlarla oyalanmamalı, gaflete düşenlerle gaflete düşmemelidir. Kur’an’ı taşıyanın insanlara—h…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 92
Söz
“Kul, sıkıntıyı nimet ve bolluğu musibet saymadıkça, dünya nimetlerini kimin tükettiğine aldırmaz hâle gelmedikçe ve Allah’a ibadetiyle övülmeyi arzulamaz hâle gelmedikçe imanın …”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 94
Söz
“Dünyaya karşı zühd sahibi olmadıkça iman tadına erişmeniz kalplerinize haram kılınmıştır.”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 94
Söz
“Dikkat et, farkında olmadan gösterişçi olma. Yapmacık davrandın ve hazırlandın; sonunda insanlar seni tanıyıp “Salih bir adam” dediler, sana ikram ettiler, ihtiyaçlarını karşıla…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 94
Söz
“Mümin az konuşur, çok iş yapar; münafık çok konuşur, az iş yapar. Müminin sözü hikmet, susması düşünme, bakışı ibret, işi iyiliktir. Böyle olduğunda daima ibadet içinde olursun.”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 98
Söz
“Dost, dostluğundaki samimiyetinden dolayı dost diye adlandırılır; refakat eden kişi de yumuşak ve incelikli davranmasından dolayı refakatçi diye adlandırılır. Bu, yalnız yolculu…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 112
Söz
“Biri sana gelip başka birinden şikâyet ederse ona şöyle de: “Kardeşim, onu affet; affetmek takvâya daha yakındır.” Eğer “Gönlüm affetmeye razı olmuyor; Allah’ın bana emrettiği g…”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 112
Söz
“Allah’ın bir kimseye ilim vermesi, onun bu ilimle amel etmemesi, sonra başkasının bu ilmi ondan duyup onunla amel etmesi ve o kimsenin kıyamet günü bu ilmin yararının başkasına …”Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 109
Söz
“Arzuların kendisini ele geçirdiği kişiden, ilahî başarı ve yardımın kaynakları kesilir.”Zemmü’l-hevâ · s. 24