Seçilmiş sözler
Söz
“Kimin ayırt etme gücü daha sağlam, düşünüp tartması daha doğru ve seçimi daha iyiyse insanlığı da daha yetkindir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 20
Söz
“Kötülükler, insanın bu iyiliklere yönelmesini kendi irade ve çabasından yahut tembelliği ve yüz çevirmesinden kaynaklanarak engelleyen şeylerdir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 20
Söz
“İnsan, diğer bütün varlıklar arasında, başkasının paylaşmadığı kendine özgü bir fiile sahiptir; bu fiil, ayırt edip düşünüp taşınan gücünden doğar.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 20
Söz
“Öyleyse kuşku götürmeyen görevimiz, yetkinliğimiz olan ve uğruna yaratıldığımız iyiliklere ulaşmak için çaba göstermektir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 21
Söz
“İnsanın fiilleri eksilir ve yaratıldığı amacın gerisinde kalırsa—yani kendisinden ve düşünme gücünden doğan fiilleri eksik olursa—insanlık mertebesinden hayvanlık mertebesine in…”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 21
Söz
“İnsana özgü iyilikler ve nefisteki yetiler çok olduğundan, tek bir insanın hepsini yerine getirmesi mümkün değildir; bu yüzden bunları yerine getirecek kalabalık bir topluluğun …”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 22
Söz
“İradî fiillerde iyilik ve kötülük, ya daha üstün olanı seçip uygulamakla ya da daha aşağı olanı seçip ona yönelmekle belirir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 22
Söz
“İnsanın mutluluğu, insana özgü fiillerin ayırt etme ve düşünüp taşınma gücüne uygun biçimde ondan doğmasıdır.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 22
Söz
“Her varlığın mutluluğu, kendi biçimine özgü fiillerin ondan tam ve yetkin biçimde ortaya çıkmasıdır.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 22
Söz
“Böylece her kişi bedenin bir organı gibidir; insanın ayakta kalması bedeninin bütün organlarının eksiksiz olmasına bağlıdır.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 23
Söz
“Bu yüzden insanların birbirini sevmesi gerekir; çünkü her biri kendi yetkinliğini diğerinde görür.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 23
Söz
“Bu üç erdemin ölçülü oluşundan ve birbirleriyle orantısından, onların yetkinliği ve tamamlayıcısı olan adalet erdemi doğar.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 24
Söz
“Öfkesel nefsin hareketi ölçülü olup akleden nefsin onun için belirlediğine uyduğunda, vakitsiz harekete geçmediğinde ve gerektiğinden fazla hararetlenmediğinde, bundan hilm erde…”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 24
Söz
“Hayvanî nefsin hareketi ölçülü olduğunda ve akleden nefse, onun için belirlenen pay konusunda karşı çıkmadan uyduğunda, arzusunun peşinden aşırı biçimde gitmediğinde, bundan iff…”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 24
Söz
“Akleden nefsin hareketi ölçülü olup kendi sınırını aşmadığında ve doğru bilgilere yöneldiğinde—yalnızca bilgi sanılan varsayımlara değil, çünkü bunlar gerçekte cehalettir—ondan …”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 24
Söz
“İffet, arzulama duyusunun erdemidir; insanda bu erdem, arzularını doğru düşüncenin ölçüsüne göre yönlendirmesiyle görünür.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 26
Söz
“Adalet ise, saydığımız bu üç erdemin bir araya gelmesiyle nefiste ortaya çıkan bir erdemdir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 27
Söz
“Sabır, çirkin hazların peşinden gitmemesi için nefsin hevaya direnmesidir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 28
Söz
“Bunların bir kısmı alışkanlık ve alıştırmayla kazanılır; başlangıçları düşünce ve değerlendirme olabilir, sonra adım adım sürdürülerek yerleşik bir meleke ve karakter hâline gelir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 41
Söz
“İnsan bu şeylerin erdem değil kusur olduğunu anlarsa onlardan uzak durur ve bunlarla nitelenmekten hoşlanmaz; erdem olduklarını sanırsa onlara sarılır ve bunlar huyu hâline gelir.”Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 18